Kelimeler dünyayı yalnızca tarif etmez. Bazı aktörleri görünür, bazı talepleri makul ve bazı müdahaleleri kaçınılmaz kılar.
Bir olayın ‘kriz’, ‘tehdit’ ya da ‘mesele’ olarak adlandırılması, ona verilecek cevabın sınırlarını daha en baştan çizer. Tarafsız görünen idari dil bile sorumluluğu dağıtabilir veya gizleyebilir.
Bu yüzden politik okuryazarlık, yalnızca ne söylendiğini değil hangi kelimelerin tekrarlandığını, hangilerinin hiç kullanılmadığını ve kimin adlandırma hakkına sahip olduğunu da izlemeyi gerektirir.
Dili eleştirmek, her sözcüğün kötü niyet taşıdığını iddia etmek değildir. Çerçeveyi görünür kılmak, başka bir dünyanın tarif edilebilmesi için alan açmaktır.
Gizem Onay
@gizem_politics
